Teşkilat

"Sabrı, cesareti, azmi, haksızlık karşısında boyun eğmemesi, mücadele etmesi, ‘bir çiçekle bahar olmaz’ diyenlere inat, ‘doğru ama her bahar, bir çiçekle başlar’ diyerek milletimize hep ümit aşılayan; kaldığı yerden tekrar başlayan, ‘bizim davamızda kimse kendisi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar. Menfaati öldürmenin en kolay yolu budur" diyordu Erbakan Hoca.

Onun sahip olduğu değerler ve başarılar bir ömre sığmayacak derecede çoktur.
Bugün hala yaptığı hayırlı hizmetlerle anılıyor olması Erbakan Hocan’ın yürüdüğü yolda doğru adımlar atmış olduğunun göstergesidir.

Erbakan Hoca, tüm İslam âleminin birlik ve beraberliğinin tesisi adına getirdiği çözümlerle, hayırlı ve kalıcı hizmetlerde bulunmuştur. Bu hayırlı ve kalıcı hizmetleri yapabilmek adına siyasete atılarak, tarihi bir mücadele başlatmıştır. Son yüzyıla, nezaketi, tevazuluğu insanlığa ve İslam’a olan hizmeti ile damgasını vurmuştur. Kendisini inandığı değerlere adayan önemli bir dava adamı idi.

Vefatının yıl dönümünde kendisini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Allah ailesine, sevenlerine ve bizlere onun adını hakkıyla yaşatmayı nasip etsin. Tüm İslam âleminin yeniden başı sağ olsun. Rabbimiz mekânını cennet eylesin.

İsviçre İslam Toplumu tarafından geleneksel olarak düzenlenen 7. Altın Hilal Film Festivali sinemaseverlerin yoğun ilgisini topladı.

Altın Hilal Film Festivali®, 2009 yılından bu yana İsviçre'de düzenlenen Türkler arasında en önemli film festivalidir.
Festival, İsviçre İslam Toplumu tarafından her yılın kış mevsiminde Zürih‘te gerçekleştirilmektedir. Festival programı içinde yarışma bölümü de yer almaktadır. Festival çerçevesinde, kısa film yapımına özendirmek, gelişmesine katkıda bulunmak, yeni sinemacıları desteklemek, sinema sektörü ile bütünleşmelerini sağlamak amacıyla düzenlenmektedir.

Festival yaklaşık 2 bin kişiyi ağırladı


İsviçre İslam Toplumu Hanımlar Teşkilatı ve Hanımlar Gençlik Teşkilatının hazırladığı Hicri Yılbaşı Özel Proğramı ‘’Rahmet Rüzgarı2’’  dopdolu içeriği ile yaklaşık 150-200 kişinin katılımı ile 9 Kasım2013 de Merkez binamızda  gerçekleştirildi.

Gençlik Teşkilatımız 16 Kasım 2013 tarihinde SIG merkez binasında bütün İsviçre İslam Toplumu şubeleri Gençlik Teşkilatı yöneticilerinin buluşturulduğu ve eğitildiği GT İdareciler Eğitim Seminerini düzenledi. Üç bölümden oluşan seminerin ana konusu ‚Bir Yönetim Modeli Süleymaniye‘ idi. Yönetim Psikolojisi Uzmanı İbrahim Zeyd Gerçik’in sunduğu ve Gençlik Teşkilatı idarecilerine Süleymaniye Camii’nin mimarisi başta olmak üzere, Mimar Sinan’ın hayatı ve eserleri ve Kanunî Sultan Süleyman’ın yönetim psikolojisinden örnekler vererek şube gençlik idarecilerine son derece heyecanlı ve bilgi dolu saatler yaşattı.

İsviçre İslam Toplumu Gençlik Teşkilatı her Ramazan ayında olduğu gibi bu Ramazan’da da şubedeki gençlerini yalnız bırakmadı. Dostluğun, kardeşliğin ve dayanışma’nın adresi olan İsviçre İslam Toplumu Gençlik Teşkilatında bu geçtiğimiz Ramazan ayıda Bölge Gençlik Yönetim Kurulumuz yine yüzlerce gencimizi ziyaret edip onlarla birlikte iftar yemeklerini yedi, beraber teravih namazlarını kıldı ve ramazan ayına özel seminer verdi.

İsviçre İslam Toplumu Gençlik Teşkilatı Eğitim Biriminin düzenlemiş olduğu diriliş sohbetlerinin ilkini 9 kasım 2013 tatihinde Wohlen şubemizde eski MGV genel başkanı Mecid Dönmezbilek'in hatipliğinde gerçekleştirdik. Gençlerin yoğun ilgisiylede tastikleyebileceğimiz gibi gençlik teşkilatı olarak döneme hızlı bir başlangıç yaptık ve 10 farklı şubemizden 120'ye yakın gencimizle birlikte unutulmaz bir programa imza attık. Hatibimiz Mecid Dönmezbilek'in bizzat merhum Erbakan hocamızla başlarından geçen hikayelerle süslediği "önce Ahlak ve Maneviyat" konulu sohbetiyle gençlere heyecan dolu bir gece yaşattı. Sohbetin ardından yapılan "soru-cevap" bölümüne gençlerin yoğun ilgisinden hoşlarına gittiği görülüyordu.

İsviçre İslam Toplumu Gençlik Teşkilatı Orta Öğretim Birimi olarak bu dönem 1. Abiler Toplantımızı 12 Ekim 2013 tarihinde Regensdorf SIG merkezimiz de gerçekleştirdik. Toplantımıza çeşitli şubelerden 14 abi ve Bölge Yürütme Kurulumuzdan 8 İdarecimiz katıldı. Katılımın düşük olmasının sebebinin, toplantı tarihimizin okulların sonbahar tatiline ve aynı zamanda Kurban bayramı arefesine denk gelmesi nedeniyle bir çok Abimizin, Kurban Bayramını Türkiyemizde geçirmek üzere anavatanımıza gitmiş olmasından dolayı olduğunu tesbit ettik.

Bölge HGT (Hanımlar Gençlik Teşkilatı) Yüksek Öğretim Birimi olarak yeni dönemin açılışını keyifli bir Tanışma Çayı ile yaptı.

Dostlukların tipik bir sembolü haline gelmiş Türk Çayı Üniversiteliler buluşmamızın da vazgeçilmezi oldu.

Amacımız çayın kaynadığı gibi, Üniversiteliler olarak aramızda kaynaşmamız, çayın demlendiği gibi dostluklarımızın da demlenmesi idi. Okuyan kızlarımızın güzel katılımı ile bu amacımıza ulaşılmış oldu.

Orta Öğretim Birimimizin en önemli Projelerinden bir tanesi olan Abla - Kardeş calışmasında yer alan ablalarımızla bir araya geldik. İsviçre İslam Toplumu Hanımlar Teşkilatı Başkanı Fatma Akdoğan'nın sunumu ile, Şubelerimizden 13 ablamızın katıldığı programda, kardeşlerimiz için kimi zaman birer Idol olduğumuzu ve belkide en ufak bir hareketimizin bir ömüre bedel olabileceğini hatırladık. Gelin tekrar birlikte hatırlayalım.

2013 yılının Mayıs ayında İsviçre İslam Toplumu Hanımlar Gençlik Teşkilatı‘nın Abla ve Kardeşlere yönelik düzenlemiş olduğu piknik Allah‘ın izni ile 21 genç kızın katılımıyla gerçekleştirildi. Pikniğimiz evvela bir tanışma ile başladı. Ardından gruplar halinde oyunlarımız oldu. Oldukça hareketli geçen piknik ızgara ve çeşitli yiyeceklerin ikramıyla son buldu. Allah“ın izni ile birdaha ki yaz eğlencemizde görüşmek ümidi ile.

 

Hanımlar Gençlik Teşkilatı

Eğitim Başkanlığı

Imam Hatip
Imam Hatip

İbn-i Sina Enstitüsü İmam Hatip Lisesi
İmam Hatip Lisesi Açık öğretim Programı – Kayıt Bilgilendirmesi

Kayıt şartları:

  • Mesleki Açık Öğretim Lisesinde yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaşta başvurmak mümkündür.
  • İlköğretim okulu/ortaokul mezunu olanlar.
  • Bakanlığımıza bağlı veya diğer bakanlıklara bağlı ortaöğretim düzeyindeki genel lise ve Meslek Liselerinden ayrılanlar.

Istanbul Atatürk Havalimani
Istanbul Atatürk Havalimani

Terörle mücadele herkes için öncelik olmalıdır ve artık söylemlerin ötesine geçilmelidir.

28 Haziran Salı günü İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen, 44 kişinin hayatını kaybetmesine ve 238 kişinin yaralanmasına sebep olan terör saldırılarını kınıyoruz. 

Yine bir terör saldırısı ve yine öldürülen masum insanlar. Hayatını kaybedenlere Cenâb-ı Hak’tan rahmet, ailelerine ve dostlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Onların acıları bizim acımızdır.

Terörle mücadele etkili ve kararlı bir şekilde yürütülmelidir. Bu mücadelede yalnızca başsağlığı dilemek ve yaşananları kınamak yeterli değildir. Üzülerek müşahede ediyoruz ki, böylesine büyük çaplı saldırıların hemen ardından bir tepki oluşmakta ama bu tepki çok kısa bir süre içerisinde yerini sessizliğe bırakmaktadır. Hele ki yaşadığımız coğrafyaya uzak yerlerde insanlar hayatını kaybettiğinde ya da yaralandığında ise bu durum gündeme dahi gelmiyor.

Devletler artık millî menfaatlerini bir kenara bırakmalı ve terörün ortaya çıkış sebeplerini bertaraf etmekle mücadele etmelidir. Bu mücadelede teröristlerin kim oldukları, nereyi ve kimleri hedef aldıklarının hiçbir önemi olmamalıdır.


Deutsch:

Terrorbekämpfung muss oberste Priorität haben und deutlich über Lippenbekenntnisse und Beileidsbekundungen hinausgehen

Erneut haben Terroristen zugeschlagen, erneut haben sie unschuldige Menschen in den Tod gerissen. Unsere Gedanken sind bei den Opfern, ihren Familien und Freunden. Wir fühlen und leiden mit ihnen. Möge Gott ihnen Kraft und Geduld geben, diese schwierige Zeit zu überstehen. Ihr Schmerz ist unser Schmerz.

Der Kampf gegen den Terror muss mit Augenmaß und Entschlossenheit geführt werden. Da reichen Lippenbekenntnisse und Beileidsbekundungen nicht aus. Denn mit großer Sorge beobachten wir, dass der Aufschrei nach großen Anschlägen viel zu schnell wieder verstummt, Anschläge mit ‚wenigen‘ Toten und Verletzten werden nicht einmal wahrgenommen, wenn die Entfernung groß genug ist.

Staaten sind aufgefordert, ihre nationalen Interessen hintenanzustellen und endlich die Ursachen des Terrors zu bekämpfen. Hierbei darf es keine Rolle spielen, wer die Terroristen sind, wo sie zuschlagen und wer die Opfer sind.

Buch von Saida Keller-Messahli
Buch von Saida Keller-Messahli

In einem kürzlich erschienenen Buch über islamische Vereine in der Schweiz und in Europa, bezichtigt uns die Autorin Saida Keller-Messahli der Nähe zu Extremisten und sogenannten Salafisten, und damit einhergehend von Saudi Arabien oder anderen ominösen Institutionen für eine geheime und undemokratische Agenda finanziert zu werden.

Wir weisen diese irreführenden und rufschädigenden Spekulationen entschieden von uns. Die Schweizerische Islamische Gemeinschaft verpflichtet sich vollumfänglich dem Schweizer Rechtsstaat und unseren demokratischen Werten. Extremistisches, radikales und dem Schweizer Staat schädliches Gedankengut hat in unseren Moscheen keinen Platz und wird geahndet. Wir fördern ein friedliches Zusammenleben in der Gesellschaft und streben eine bestmögliche soziale Integration an. Entgegen der Aussage der Autorin lässt sich der Besuch und der Unterhalt von Gotteshäusern sehr wohl mit obigen Zielen auch ohne irgendwelche Petrodollars vereinbaren. Das ist vermutlich genau der Punkt, den Frau Saida Keller-Messahli nicht nachvollziehen kann und deshalb eine systematische Diffamierungskampagne betreibt.

Die Schweizerische Islamische Gemeinschaft ist weiterhin völlig unabhängig von jeglicher Einflussnahme ausländischer Regierungsorganisationen oder deren Vertretern.

Es gab in unseren Reihen weder einen einzigen Fall von einem Jugendlichen oder Erwachsenen, der von den Behörden als Risikoperson gemeldet wurde, noch eine Reise ins Ausland mit einer kriegerischen Absicht dahinter. Wenn sich die Autorin Zeit für einen Kaffee mit uns genommen hätte, hätte sie sich selber davon überzeugen können. Stattdessen wird mit diesem Buch eben genau das angestrebte friedliche Zusammenleben und der gegenseitige Respekt in der Gesellschaft von der Autorin selbst torpediert.

Dementsprechend verwahren wir uns gegen den Vorwurf, irgendwelche unschweizerische Systeme anzustreben oder danach zu handeln. Etwaige andere Unterstellungen sind pure Angstmacherei und zutiefst rufschädigend.

Ankara
Ankara

Türkiye tekrardan yeni bir terör saldırısı ile sarsıldı. Bu barbarca saldırılar hepimizin hayatına kastediyor ve terörün dini, kökeni ne olursa olsun herkesi hedef aldığını bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Bir kez daha anlıyoruz ki terörün beli ancak ve ancak birlik ve beraberlikle kırılabilir. Terör saldırıları her ne kadar canımızı yaksa da bizi zayıflatmayacak, bilakis güçlendirecektir. Bu saldırılara birlikteliğimize daha fazla sarılarak tepki göstereceğiz.

Cenâb-ı Allah’tan bu elim saldırıda rahmeti-i rahmâna kavuşan kardeşlerimize rahmet, geride kalanlarına sabr-ı cemîl, yaralılara da acil şifalar niyaz ederiz.

HAYIR
HAYIR

Bu hafta sonu 28 Şubat'ta İsviçre pasaportuna sahip olmayan yabancıları kapsayan çok katı ve aileleri birbirinden koparabilecek bir yasa oylamaya sunulacak.
DURCHSETZUNGSINITIATIVE.
Yasa kabul edilirse 10 sene içinde 2 defa basit bir suç işleyen yabancılar sorgusuz sualsiz yurtdışına sürülecek. Ailelerinin burada bulunması veya burada doğup büyümüş olmaları göz önünde tutulmayacak.

Şu anda anketler oylama sonucunun yüzde elli/elli bıçak sırtında gittiğini gösteriyor. Onun için bu hafta sonunda oy verme hakkına sahip tüm İsviçre vatandaşlarını sandığa gidip HAYIR oyu vermeye çağırıyoruz.

Bir kaç bin oy fark ile sonuç lehimize dönebilir.

Çevremize duyuralım ve teşvik edelim.

Türkiye yeni bir terör saldırısı ile sarsıldı. Bu barbarca saldırılar hepimizin hayatına kastediyor ve terörün dini, kökeni ne olursa olsun herkesi hedef aldığını bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Bir kez daha anlıyoruz ki terörün beli ancak ve ancak birlik ve beraberlikle kırılabilir. Ümit ediyoruz ki Türkiye ve uluslararası toplum gerekli tepkiyi gösterecektir.

Cenâb-ı Allah’tan bu elim saldırıda rahmeti-i rahmâna kavuşan kardeşlerimize rahmet, geride kalanlarına sabr-ı cemîl, yaralılara da acil şifalar niyaz ederiz.

Bayrak
Bayrak

Masum insanları hedef alan terör vahşi ve acımasız yüzünü bir kez daha göstermiştir. Bu saldırılar, bölgenin hangi renkten, ırktan ve inançtan olursa olsun bütün unsurlarının barış ve kardeşlik içerisinde ortak bir geleceğini sabote etmeye yöneliktir. Bu saldırıları planlayanların asıl hedefinin daha büyük bir kaos ortamı oluşturmak olduğu aşikardır.

Hangi inançtan ve düşünceden olursa olsun tüm toplulukların ve grupların bu tip saldırılara karşı tek bir ses olup ortak tepki vermeleri, kaos planının işletilmesine engel olacaktır.

Bu coğrafyada ister Gazze'de, ister Kobani'de, ister Şam'da, ister Bağdat'ta, ister Cizre'de, ister Suruç'ta olsun yitirilen her can bizim canımızdır.

Bir kez daha, saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz.

Marmara depremi
Marmara depremi

Bundan tam 16 yıl önce bugün, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02’de merkez üssü Gölcük olan deprem 45 saniye içerisinde binlerce can aldı, faciadan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı.

Bu vesile ile bir kez daha depremde ahirete irtihal edenlere Allah (cc)’dan rahmet diliyoruz.

Doğu Türkistan
Doğu Türkistan

Doğu Türkistandaki Çin zulmü bir an önce sona ermeli!

66 yıldır Çin Yönetimi işgali altında olan Doğu Türkistan’da Müslümanlara yönelik zulümler, işkence ve cinayetler had safhaya ulaşmıştır. İşgalci Çin Yönetiminin Müslümanlara yönelik baskı ve tahakkümünü artırmasında özellikle Ramazan ayını seçmesi tüm müslümanlara meydan okumanın ibaresidir.

Geçtiğimiz hafta içerisinde sadece oruç tuttukları için yüze yakın kardeşimiz şehit edilmiştir. Yaşanan arbedelerde tartaklanan ve yaralanan kardeşlerimizin sayısı belli değildir.İşgalci Çin Yönetimi, Müslüman devlet memurlarının, öğretmenlerin, öğrencilerin ve işçilerin oruç tutmasına ve namaz kılmalarına müsaade etmemektedir.

Kişilerin evlerinde bulunduracağı Kur’an-ı Kerim ve seccade sayısına kadar müdahale edebilme hakkını kendinde gören bir yönetimi en ağır şekilde şiddetle kınıyor ve tüm ulusların Çin yönetimini hukuksal ve ticari alanda protesto etmeye çağırıyoruz.

İdam Kararını Kınıyoruz!
İdam Kararını Kınıyoruz!

Darbeci Mısır mahkemesi, "Hapisaneler baskını" davasında, Muhammed Mursi'ye idama cezası vermiştir. Ülkenin demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Mursi ve arkadaşlarına yönelik idam kararı kabul edilemez.

Mısır mahkemesi, daha önce idam konusunda görüş için dosyasını müftülüğe gönderdiği Mursi'yi casusluk davasından müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Mursi'ye, ikinci davada (cezaevinden firar) idam cezası verildi. Bu dava temyize gidecek.

YENİ ETKİNLİKLER

GT: Gençlik Teşkilatı
HT: Hanımlar Teşkilatı
HGT: Hanımlar Gençlik Teşkilatı

Kinder- und Jugend-Event

15 Ara 2017 19:30

SIG Merkez Binası





Kış Kampı - Kızlar

24 Ara 2017 - 31 Ara 2017, 13:00 - 10:00

Gruppenhaus Mark & Bein





Kış Kampı - Erkekler

24 Ara 2017 - 31 Ara 2017, 13:00 - 10:00

Gruppenhaus an der Emme





Evlilik Kursu

14 Oca 2018 13:00

SIG Merkez Binası





Go to top